09 Eylül 2008
I.
yitirdik
kağıt gemilerimizi
daha ilk provasında
safirden bir oyunun
oynadık
huzursuz geleceği
taş yaratığın uluyan trampetinde
II.
enfiye bir şiir
ikiye böldü
titrek bir elin ıskalayışını
III.
.
.
.
IV.
alnımızın harın imgeleri
birer birer içti
kulelerinden şehri
imdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »
09 Eylül 2008
kendi tercihi değildi
burada olmak
olmamışların gri düzeninde
-nice annelere çocukları boğdurulmaktadır-
sümükten gözyaşları hapşırmakta
apoletli soytarılar
yeşil iki yüzlü
kutsanmış
yalan çalar bir yeminle
sadece
ay sonunu beklemektedir
doğduğu yere
kalmamıştır
-bir metelik boyu saygısı-
karavanadan karnı doyurmaktan
içi kalmamıştır
-geçmiş-
ama pişkindir
geğirmektedir
insan yoktur
sadece
emir eri
her gün yalandan yağlanan
yanaşık düzmecede
bir Charlot vardır
jilet kaydını asar yüzüne
apoletli soytarıların
analarına
Charlot
can yağmurları
boşaltmaktadır
-gevşemiştir-
içtima vakti
kara bulut gibi
çökse de üstüne
kepi belinde
yedisinden yetmişine
saygı
sayıklamaktadır
şafak
güneşin doğuşu
-değildir-
yanıltıcı bir seraptır
her sabah
içi boş
beyinlerden yankılanan
teneke sesleri
ölüm naraları
nesebi
gayrisahihlere
inat Charlot’ya
güneyde hayat vermiş
- ve bu iş bitmişir-
İmdat DEMİR
Kategori: şiir | 1 Yorum »
09 Eylül 2008
bir ceviz kabuğunda
yağmurlu günleri gördü
ağladı elleri arasında
yüzü çatladı
kimsesi kalmadı sanmıştı
içinden bir ateş düştü
inancının ortasında
yaktığı kendi değildi
inceden bir armoni
buharlaşan rüzgar
aldı onu
yanaklarından kopardı
önüne eğdi
sesini fırtınaya çaldı
sararak gerçeğin şüphesiyle
ayağa kalktı
yarda zeytin taneleri
üşüyen kırmızı anlara
kendini adayan kızlar
topraklar
hiç olmadığı kadar
gül kusar
sepetinde Glock
diğer ucunda ölüm
benliği acılarla duvar
geçit vermeyen boşluklar
soru işaretleri
umursanır mı
yolunda yolcular
nizamiye
kırkında
aklar düştü şiirine
o da bildi bunu
kim seni getirebilir ki artık
o uzak ülkenin baharından
ya da kışından
şimdinin cinnetine
imdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »
09 Eylül 2008
akdeniz ağlıyor
ve sen
gözyaşlarından
bakıyorsun ona
yansıyan o değil
içindeki kederindir belki
ne dersin
akdenizli sevgili
geçerdi
parmaklarım usulca
başakların eylüle solan yüzünde
dersen başka aşklar
hiç olmadığı kadar
içinde kederindir
gözlerine
değen göğün gözyaşları
mülayim dalgalar kıyılarımda
atlıkarıncalar
imdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »
09 Eylül 2008
çocuklardan
içe doğru
ellerimde bu teller
ekimde rüzgar
bahçesinde keman çalar
seni kuşanmış yağmurlar
aklıma yağar
kalem tutar beynim sorular
bire doğru pir çıkar
gece aydınlıktır birazdan
gün çalar
sonra yakut bir kelam
bir peygamber gelir
sabaha ışıklar
yola taşlar serzenişler
yolculuklar intizar
İstanbul karanlık odalarda İstanbul
bir çocuk mu
babayla
baba çocukla bir
bir bir’ine doğru
kelimeden esir gece yontar
belki uçurumdan bir rüzgar
belki de intihar
kendi bir’ine doğru
o iki hece
sen
imdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »
09 Eylül 2008
Sezai Karakoç’a
“Denizin kentini yaktım
Vızıldayıp duran kafamın ortasında
Denizin kentini yaktım
Hurma şırıltılarıyla”
kapı açılınca uyku saatleri
gecenin boşluğunda
asılır
beyinde serimlik sorular
kalp kalbe
kaç yıkımlı vakitler
daha pişmanlıkla
seyr-ü seferde
sararmış tütün tadı elleri
aklına düşen gece değil
bir kuşluk vaktidir belki
belki de ayet
yeni bir kıtada açan gül
omuzlarında hayat
şavkı kalbinde şehir
dirilişin muştusu
Ey Üstat!
imdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »
09 Eylül 2008
öz
gür
can
/o gün/
altları
yırtık
ayak
kabından taştı
kırmızı
soluk soluğa meydanlara
haleluya
elhamdulillah
/bu gün/
katıl
“Alınmış gibi
bir bulutun
yer değiştirmesinden”
imdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »
09 Eylül 2008
evreninde buhur kokusu bahar
mahşere daha ne var
orada
atlara giden yollara
gül dikeni
yeryüzü kanadı
ömürçalar işaretler
virgülle ayrılmış bir ayrıntı belki
terleyen sabahlara uyanmaksa
gecenin yağmuru sen
hiç / bir / gün
olmadı
ve ayırmak
bedeni ondan
atlara giden yollarda
yine
yeryüzü kanadı
ve sonrası mı
do/re/mi/fa
İmdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »
09 Eylül 2008
gözlerindeki hayat boşluğu
içerlenir mi bu kadar
bu kadar aşklarda
küçücük bir bebek
hiç olmadığı kadar
kızgınlık
masumiyet
ve bebek
orada
adanan potkal
İmdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »
09 Eylül 2008
sadece
söylemekle
yetindiğim
şey
cici kız
gözlerin
çok güzel/di
İmdat DEMİR
Kategori: şiir | Yorum Yok »