Çay, insanın dünyayı değiştiremediğini anladığı anda onu terk etmemeyi seçtiği sıcaklıktır. İmdat Demir — Filozof Kirpi ÖZET Metin, çayı yalnızca bir içecek olarak değil;…
Yazıyı Oku
ANTROPOLOJİ
Çay, insanın dünyayı değiştiremediğini anladığı anda onu terk etmemeyi seçtiği sıcaklıktır. İmdat Demir — Filozof Kirpi ÖZET Metin, çayı yalnızca bir içecek olarak değil;…
Yazıyı Oku
DÜNYA EDEBİYATI
İmdat Demir — Filozof Kirpi ÖZET Bu çalışma, Kara Kitap’ı klasik bir edebî okuma nesnesi olarak değil, Türkiye’de romanın işlevini sorgulayan bir “otopsi vakası”…
Yazıyı Oku
EDEBİYAT
İmdat Demir hecenin iç sesi bana ağlarmutluluk abaküste keder sayarrakam demledim geceden içtimintegrale inancımı düğümledim yinesarhoş oldum ateşe soğudumiçtim dış oldum karanlık enfiye yaprakla…
Yazıyı Oku
BATI POETİKALARI
“su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum duydum yağmurların gövdemden ağdığını.” İmdat Demir — Filozof Kirpi ÖZETMetin, İsmet Özel’in şiir ve düşünce hattını “kopuş”…
Yazıyı Oku
DENEME
KİM NEYİ NİÇİN YAZDI? Bu metin, Heterobilim Okulu’nun disiplinlerarası damarında tek bir ses gibi akan ama çoklu bilme rejimlerini aynı gövdede toplayan bir kolektif…
Yazıyı Oku
DİRENİŞ POETİKASI
İmdat Demir ÖZET Metin, ormanın içindeki Filozof Kirpi kulübesini basit bir doğa fotoğrafı değil, düşüncenin mekânla kurduğu derin ilişkinin görsel kaydı olarak okur. Kulübenin…
Yazıyı Oku
AİLE SOSYOLOJİSİ
KİM, NEYİ, NİÇİN YAZAR? Metnin düşünsel omurgasını, Filozof Baykuş (Fonobilim Fakültesi) kurar; gece bilgisi, sessizlik ve işitsel hafıza üzerinden anlatının ritüel tekrarlarını ve sözün…
Yazıyı Oku
DİRENİŞ POETİKASI
İmdat Demir — Filozof Kirpi Varda Köprüsü yalnızca demiryolunun bir geçiş noktası değil; zaman, özne ve mekânın birbirine değdiği bir hafıza eşiğidir. Taş kemerlerin…
Yazıyı Oku
AHLAK
İmdat Demir – Filozof Kirpi Bu çalışma, Mehmet Âkif Ersoy’u “şair” etiketiyle sınırlamayı reddederek, onu şiirle düşünen bir mütefekkir olarak ele alır. Âkif’in şiiri…
Yazıyı Oku
EDEBİYAT
İmdat Demir Bindokuyuzdoksanaltı yılının kışıydı; İstanbul, kendi sesini kısmış bir şehir gibiydi. Sis, yalnızca havayı değil, zamanı da koyulaştırıyordu. Üsküdar İskelesi’nde beklerken Boğaz’a baktım;…
Yazıyı Oku