Close

Popüler Yazılar

HZ. ALİ: ZÜLFİKÂR’IN AYNASINDA SAHTE DİNDARLIK

HZ. ALİ: ZÜLFİKÂR’IN AYNASINDA SAHTE DİNDARLIK

ERBAKAN’IN YARIM KALAN CUMHURİYETİ

ERBAKAN’IN YARIM KALAN CUMHURİYETİ

HADİS PUTLAŞTIĞINDA AHLÂK BUHARLAŞIR

HADİS PUTLAŞTIĞINDA AHLÂK BUHARLAŞIR

2 Comments

  • Sayın yazar İmdat Demir Bey’in de söylediği gibi sorun, tek tek hadisler değil; hadisle kurulan zihniyettir.
    İslam peygamberinin vefatından sonraki ilk dönem yöneticiler, yani dört halife, -ki bunlar peygamberin en yakınındaki kişilerdir- peygamberden aldıkları terbiye ve eğitim gereği, hadislerin yazılmasını ve yayılmasını yasaklamış, buna uymayanları tecziye bile etmiştir.
    Halife Ömer, valilere tamim göndererek yazılı hadisleri toplatıp yaktırmıştır. Çünkü, bu çığırın nereye varacağını, sezmişti.
    Peygamberin ölümünden bir kaç yüz yıl sonra, rivayetlere dayalı bir hadis külliyatı oluştu ve bu hadislerle, Kur’an’dan asla onay alamayacak, bizzat peygamberi tekzip eden, Emevilerin öncülük ettiği, Abbasilerin de yararlandığı yeni bir din ve ahlak sistemi kuruldu. Halk arasında Emevi dini diye adlandırılan bu yapıya günümüz din bilginleri ve toplum bilimciler siyasal İslam adını vermektedir ki, bence, çok doğru bir adlandırmadır.
    Sayın yazarın; TAŞRALILIĞIN DEVLETLEŞMESİ: YERLİ VE MİLLİ CEHALET REJİMİ adlı makalesinde tarif ettiği toplum profili ve siyasi anlayış, hadislerle kurulan zihniyetin, -din demek daha doğru olur-, vardığı yer ve onun doğal sonucudur.
    Tesis edilen siyasal İslâmcı teokratik sistemde; İtaat kutsanıyor, sorgulamak suç saylıyor, ifade ve fikir özgürlüğü kısıtlanıyor, rakiplere şiddet uygulamak ve sindirmeye yönelik sertlikler mubah görülüyor, ahlak ve namus anlayışı kadın üzerinden tarif ediliyor, u’lül emre itaat farzdır denilerek iktidar kutsallaştırılıyor, ahlâktan yoksun bir din anlayışı yerleşiyor ve en kötüsü de siyasal İslâmcı teokrasinin despotluklarına karşı çıkmak dine karşı çıkmak olarak nitelendiriliyor.
    Buna dair yazacak kitaplar dolusu şeyler var.
    Özetle diyebiliriz ki bu gün; özelde Türk Milletinin, genelde İslâm âleminin ve son tahlilde de insanlığın başındaki en büyük bela olarak gördüğümüz siyasal İslâmcılık, referansını, hadislerle kurulan zihniyetten almaktadır. Yani Hz Muhammed’in getirdiği tevhit akidesi, Hz. Muhammed’in ağzından uydurulan hadislerle bulandırılmıştır.

    Değerli yazarı, öncelikle içtenlik ve yürekliliği için, devamında da, kitap çapındaki; ilmi, vicdani ve sağlam kaynaklardan beslenen bu aydınlatıcı makalesinden ötürü kutlarım.
    Kalemine ve yüreğine sağlık…

  • Avatar fotoğrafı
  • İbrahim Bey merhaba, nazik değerlendirmeniz ve düşüncelerimizi bu kadar dikkatle okuyup anlamanız bizi gerçekten memnun etti. Paylaştığınız kıymetli yorumlar hem moral verici hem de bu tartışmaları sürdürme sorumluluğunu hatırlatıcı nitelikte. İlginiz, nezaketiniz ve katkınız için içtenlikle teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.

Comments are closed.