kalbi umuda prangalayan öfke ve üşüyen istanbul
peltek peltek ular kendini
şehrin eteklerine soyunan dilim
tırmıklanmış dolunayın küf kokan yüzüne
mızraptır tenimde bir ayışığı melodisi
ve atlıyı yere çarpan kalbi umuda
prangalayan çağrı:
/unut gitsin
iç(in)e ait ne varsa
ki bir ayet gelsin
boşluğa boşluğa
daha boşluğa…/
unuttum
kanatlarında gecenin
saklambaç oynayan çocukları
ve tozlu çizmeleriyle orıent kavisler çizen
çobanyıldızını
ve bir parça üşüdüğünü istanbul
/soğukluğunla sarıl
hüznünle çoğalt
ibadetinle boğ beni/
…
ayet geldi
ve g e c e d a ğ ı l d ı …
imdat DEMİR