Close

Popüler Yazılar

RAHMET: VAROLUŞSAL ŞEFKATİN ONTOLOJİSİ

RAHMET: VAROLUŞSAL ŞEFKATİN ONTOLOJİSİ

DEMOKRASİNİN GÖLGESİNDE SİYASAL YOKSULLUK

DEMOKRASİNİN GÖLGESİNDE SİYASAL YOKSULLUK

KEDERİN ATEŞTEN TACI

KEDERİN ATEŞTEN TACI

İmdat Demir

sis dağlardan sürgün iner,
orman göklerin nabzını taşır,
çayın kızılı geceyi yarar,
çelik sessizlik kırılır hafifçe,
dağ nefesi ruhuma işlenir,
keder ateşle yoğrulur yeniden,
kızıl bardak kadim söz tutar.

gök kubbe ağır bir sancı,
sis uzak efsaneler getirir,
çay zamana kızıl mühür olur,
orman tanrılar gibi susar,
dağ taşlarında yankı büyür,
rüzgâr savaş narası taşır.

çayın buharı göğe yükselir,
sis eski hikâyelerle akar,
keder içimde od kurar,
orman ruhumu taşla yazar,
dağ gölgeme altın çizer.

kızıl bardak bir miğfer gibi,
içinde kanın hafızası döner,
sis rüzgâra ağır buyruk verir,
orman şarkılarla genişler,
dağlar gümüş kabuk çıkarır,
çay kutsal bir ocağa benzer,
keder ateşte tövbe eder.

gök sisle ikiye yarılır,
orman derin bir nefes salar,
çay içimi sessizce çarpar,
keder taş gibi ağırlanır,
rüzgâr uzak çağları toplar.

dağ doruğunda gölge titrer,
çay rüyama kıpkızıl sokulur,
sis geniş bir kalkan açar,
orman içime kök salar,
zaman dizlerime ışık sürer,
keder kırılmaya yer arar.

kızıl çay epik destan taşır,
orman bin yılın yankısıdır,
dağ ruhumu granitte büyütür,
sis gökyüzünü aşka bağlar,
rüzgâr kurumuş tanrı çağırır,
çay dudaklarımı ateşe öper,
keder kırmızı kabuk örer.

dağ bir mızrak gibi yükselir,
sis ordu safları kurar,
çay savaşçının nabzı olur,
orman geniş bir çadırdır,
keder sancağa dönüşür.

rüzgâr göğe ateş taşır,
çay karanlığa kırmızı dokur,
sis zamanın kapısını iter,
orman ruhumu soyutlar,
dağ içime gölge döker,
keder kendini çelikler.

çay bardağında ışık parlar,
sis tanrıların soluğudur,
orman gövdemde gölge büyütür,
zaman toprakla birleşir,
dağ sonsuza adım atar,
rüzgâr içimde yol açar,
keder yeni biçim bulur.

gökyüzü kızıl bir taç takar,
çay kırılmış zamanı onarır,
sis mavi bir kasırga bırakır,
orman içime uğurluk dizer,
dağ serin çığlık savurur,
keder sessizlikle çarpışır.

çay dudaklarımda bir sınır,
sis buhudaki tanrıyı taşır,
orman bana eski yazı fısıldar,
dağ içimdeki ateşe hükmeder,
rüzgâr gölgemi uzatır,
keder parmaklarımı yakar,
zaman kırmızıya dökülür.

buhar rüyayı yukarı taşır,
çay damarlarıma söz çiziyor,
orman içimde yıldız büyütüyor,
dağ ruhumu sertleştiriyor,
keder içimde gümüşleniyor.

sis kılıç gibi yarılır,
çay ateşle kabarır biraz,
orman yüreğime taş örer,
zaman nefesimi süzer,
dağ gökyüzüne köprü atar,
keder yeniden filiz verir.

dağların alnı terli bugün,
çay kırmızı bir sancı taşır,
sis varoluşa perde çeker,
orman yeni bir çağ kurar,
zaman içimde dolaşır,
rüzgâr ateşimi büyütür,
keder ağır bir taç olur.

çay ruhumun savaş narası,
sis göğümdeki eski yara,
orman gölgemin bekçisi,
dağ içimde doğan ejderha,
rüzgâr düşüncemi gürültüler,
keder kanımı ateşler.

sis bir yazı çizer havaya,
çay kadim ateşi yürütür,
orman içimde yankı doldurur,
dağ bana ikinci gölge verir,
keder sessizce ağırlaşır.

gök kederimin üzerinden geçer,
dağ ruhuma mızrak tutar,
çay kalbimi kızıl mühürler,
sis içimde savaş tüter,
orman derin bir çağırış yapar,
rüzgâr ateşimi körükler,
zaman beni yeniden kurar.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir